İltica sürecinde en kritik aşamalardan biri, sunduğunuz beyanı destekleyecek güvenilir ve beyanınızla tutarlı kanıtları bir araya getirmektir. Bir başvurunun kabul edilmesinde yalnızca başvuranın anlattıkları değil, bu anlatıyı doğrulayan belgelerin niteliği de belirleyici olur.
Bu yazıda, başarılı bir iltica dosyasında en çok ağırlık taşıyan kanıt türlerini, hangi belgelerin neden önemli olduğunu ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin Göçmenlik Mahkemeleri kapsamında profesyonel bir perspektifle ele alıyoruz.
- Kişisel İfade
Her iltica başvurusunun temelinde, başvuranın yaşadıklarını detaylı bir şekilde açıkladığı kişisel beyan yer alır. Bu beyan, dosyanın omurgası gibidir; diğer tüm deliller bu anlatıyı desteklemek üzere işlev görür.
Güçlü bir ifade mutlaka aşağıdaki unsurları içermelidir:
- Olayların kronolojik bir sıra içinde açık, tutarlı ve detaylı şekilde aktarılması,
- Başvuranın taşıdığı korkunun nedenlerini mantıklı ve inandırıcı açıklamalarla ortaya koyması,
- Maruz kalınan zulmün kimler tarafından, hangi yöntemlerle ve hangi amaç doğrultusunda gerçekleştirildiğinin net biçimde belirtilmesi,
- Yaşanan olayların, başvuranın dini, etnik veya siyasi kimliği ya da iltica başvurusuna konu olan azınlık grup üyeliği nedeniyle meydana geldiğinin somut şekilde gösterilmesi. Bu kapsamda, anlatılan her olay ile başvuranın mensup olduğu korunan statü arasındaki ilişkinin (yani nexus’un) açık, tutarlı ve mümkün olduğunca kanıtlarla desteklenmiş biçimde ortaya konması.
- Resmî Belgeler: En Güçlü Kanıt Türü
Devlet kurumları veya tanınmış kuruluşlar tarafından düzenlenen belgeler, genellikle en yüksek güvenilirlik derecesine sahiptir.
Örnekler:
- Polis başvuruları ve/veya tutanakları,
- Hastane ve doktor raporları,
- Mahkeme celpleri, gözaltı veya tutuklama emirleri,
- Resmî üyelik belgeleri (siyasi parti, cemaat, dini grup)
- Askerlik, kimlik veya pasaport kayıtları,
Bu belgeler olayların gerçekten meydana geldiğini, sizin de bunların içinde yer aldığınızı gösterebildiği için güçlü bir dayanak oluşturur.
- Fotoğraflar ve Fiziksel Deliller
Görsel ve fiziksel kanıtlar, yaşanan olayların somut yansımalarıdır.
Sunulabilecek deliller:
- Yaralanma, darp veya tahribat fotoğrafları,
- Katıldığınız örgütsel/dini/siyasi etkinliklerden görüntüler,
- Fiziksel nesneler (örneğin tehdit içerikli mektuplar),
Önemli hatırlatma: Bu tür deliller genellikle tek başına yeterli görülmez; tarih ve bağlam bilgisi içermeleri veya başka belgelerle desteklenmeleri beklenir.
- Tanık Beyanları: Dış Doğrulama Kaynağı
Sizi tanıyan, yaşadığınız olaylara şahit olan veya yaşadığınız baskıyı bilen kişilerin yazılı beyanları başvuruyu güçlendirebilir.
Kimlerden alınabilir?
- Aile bireyleri,
- Arkadaşlar veya iş çevresi,
- Dini veya siyasi grup liderleri,
Tanık ifadeleri kısa ancak şahit olunan olaylara ilişkin detaylar içerek, net ve kişisel görgü şahitliğine dayalı olmalıdır. Başvurucunun yaşadığı zulmü destekleyen ve yalnızca buna ilişkin şahitliğini aktaran beyanlardan ibaret olmalıdır. Ayrıca tanığın kimliğini gösteren ve doğrulayan bir belge eklenmelidir.
- Ülke Koşulları ve Bağımsız Raporlar
Göçmenlik mahkemeleri, başvuranın geldiği ülkede gerçekten risk olup olmadığını bağımsız kaynaklarla karşılaştırır. Bu nedenle uluslararası örgüt ve kurum raporları büyük önem taşır.
Yararlanılabilecek kaynaklar:
- ABD Dışişleri Bakanlığı insan hakları raporları
- Amnesty International, Human Rights Watch gibi kuruluşların analizleri
- Birleşmiş Milletler raporları
- Saygın medya kuruluşlarının haberleri
Bu belgeler, yaşadığınız zulmün istisnai değil, ülke genelindeki baskı ortamıyla uyumlu olduğunu göstermeye yardımcı olur.
- Dijital Kanıtlar: Modern Başvuruların Vazgeçilmez Unsuru
Tehdit mesajları, e-postalar, sosyal medya etkileşimleri, özellikle politik ve dini gerekçeli başvurularda sıkça başvurulan deliller arasındadır.
Kabul gören örnekler:
- WhatsApp/SMS tehditleri
- E-posta içerikleri
- Sosyal medya paylaşımları ve yorumları
- Hakkınızdaki nefret içerikli gönderiler
Bu delillerin verilerinin (tarih, gönderici, hesap adı) görünür olması kritik önemdedir.
- Göçmenlik Mahkemelerinde Video Delillerin Neden Sınırlı Şekilde Kullanılabildiği
Birçok başvuran, maruz kaldığı zulmü veya tehdidi kanıtlamak amacıyla video sunmanın etkili olacağını düşünse de Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik Mahkemeleri’nin mevcut uygulamaları bu konuda önemli sınırlamalar içermektedir. Mahkemelerin teknik altyapısı her video formatını desteklemeyebilir; ayrıca güvenlik protokolleri nedeniyle USB bellek, harici depolama cihazı veya tıklanabilir bağlantılar çoğu zaman kabul edilmemektedir. Bu nedenle video kayıtları, pratikte çoğu kez ya hiç açılamamakta ya da delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamaktadır.
Eğer belirli bir videonun başvurunuz açısından kritik önem taşıdığını düşünüyorsanız, bu içeriği delil olarak dosyanıza dahil etmenin en uygun yolu videodan tarih ve içerik bilgisi görünen ekran görüntüleri almak ve bunları açıklayıcı notlarla birlikte fotoğraf serisi şeklinde sunmaktır. Bu yöntem, hem teknik kısıtlamaları aşmanıza yardımcı olur hem de mahkemenin değerlendirebileceği formatta güvenli ve doğrulanabilir bir görsel delil sunmanızı sağlar.



